Türkiye’de İş Kazalarının Ürküten Gerçeği: Tedbirler Neden Göz Ardı Ediliyor?
haberdetayi.com.tr olarak, ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliği konusundaki çarpıcı gerçekleri gündeme getirmeye devam ediyoruz. Yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri, Türkiye’de meydana gelen iş kazalarının büyük bir çoğunluğunun basit önlemlerin alınmamasından kaynaklandığını ortaya koyuyor. Aydın’da iş sağlığı ve güvenliği alanında öncü firmalardan Polat OSGB’nin Sorumlu Müdürü İş Güvenliği Uzmanı Emin Tükel, bu durumun hem can kayıplarına hem de ülke ekonomisine ciddi zararlar verdiğini vurguladı.
Tükel, iş kazalarının Türkiye’de trafik kazalarından sonra en fazla can ve mal kaybına yol açan ikinci büyük sorun olduğunu belirtti. Bu kazaların ülke ekonomisine yıllık maliyetinin 10 milyar doları aştığına dikkat çekildi. Ancak Tükel, alınması gereken tedbirlerin bir maliyet değil, aksine önemli bir yatırım olduğunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na uyulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Yatırım Olarak Görülmeyen Tedbirlerin Maliyeti Ağır!
01 Ocak 2013 tarihinden itibaren tüm iş yerlerinde kademeli olarak uygulamaya giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, geride bıraktığımız yaklaşık 13 yıllık süreçte pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Ancak zamanla, iş güvenliğinin ne kadar kritik bir konu olduğu ve alınan önlemlerin aslında birer yatırım olduğu gerçeği daha net anlaşıldı. İstatistikler, geçmişte meydana gelen iş kazalarının neredeyse tamamının insan kaynaklı ihmaller ve yetersiz tedbirler sonucunda yaşandığını gösteriyor.
Emin Tükel’in paylaştığı bilgilere göre, iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda Avrupa’da üst sıralarda yer alan Türkiye’nin bu alandaki karnesi iç açıcı değil. Ülke ekonomisine yıllık 10 milyar doları aşan bu maliyetin sadece yüzde 25’inin önleyici tedbirlere harcanması durumunda, yaşanacak acıların yanı sıra ekonomiye de 7.5 milyar dolarlık bir katkı sağlanabileceği hesaplanıyor.
Farkındalık Eksikliği: İş Güvenliğinin Önündeki En Büyük Engel
İş Güvenliği Uzmanı Emin Tükel, sahadaki en büyük sorunlardan birinin farkındalık eksikliği olduğunu vurguladı. İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini genellikle bir gider kalemi olarak gördüğünü belirten Tükel, oysa alınmayan her tedbirin ileride çok daha büyük maliyetlere ve telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açtığını söyledi. Tehlike sınıfı ne olursa olsun, artık tüm iş yerlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak zorunda olduğunu hatırlattı.
Tükel, yaşanan iş kazalarının çoğunluğunun aslında basit önlemlerle engellenebileceğine dikkat çekti. Elektrik panolarının düzenli kontrolü, makine koruyucularının yerinde olması, yüksekte çalışma ekipmanlarının standartlara uygunluğu, kimyasal etiketlerinin güncelliği ve çalışanlara verilen düzenli eğitimlerle farkındalığın artırılması gibi adımların, birçok ağır yaralanma ve ölüm vakasını önleyebileceğini belirtti.
“Bana Bir Şey Olmaz” Anlayışı Ölüme Davetiye Çıkarıyor
Ülkemizdeki en tehlikeli anlayışlardan birinin ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesi olduğunu söyleyen Emin Tükel, çalışanların alışkanlıklarından kaynaklanan risk alma davranışlarının iş kazası oranlarını yükselttiğini ifade etti. Kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanmamanın bir cesaret göstergesi değil, istatistiksel olarak bir kumar olduğunu ve bu kumarın kaybedeninin genellikle çalışanın kendisi olduğunu sert bir dille ifade etti. Tükel, herkesi iş sağlığı ve güvenliği kurallarına sadece formalite icabı değil, gerçekten uyarak sağlıklı bir iş hayatı sürdürmeye davet etti.
