Haber Detayı

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler haberdetayi.com.tr’de!

Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler haberdetayi.com.tr’de!

Haber Detayı Haber Detayı -
51 0
dijital yorgunluk - Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler haberdetayi.com.tr'de!

Günümüzün hızla değişen dünyasında, sürekli bir koşturmaca ve yoğun uyaran bombardımanı altında yaşıyoruz. Bu durum, birçok kişide ‘sürekli yorgunluk’ hissine yol açıyor. Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu yaygın yorgunluk halinin aslında bir teşhis değil, modern yaşamın getirdiği bir sonuç olduğunu belirtiyor. Yaşar’a göre, insan biyolojisinin kaldıramayacağı bir hızla ilerleyen modern yaşam temposu, yorgunluğu toplumsal bir soruna dönüştürmüş durumda. Özellikle dijital dünyanın yoğun kullanımı, ‘dijital yorgunluk’ olarak adlandırılan yeni bir ruh sağlığı sorunu ortaya çıkarıyor.

Dijital Dünyanın Getirdiği Yorgunluk: Nedenleri ve Etkileri

Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, modern insanın sıkça dile getirdiği ‘çok yorgunum’ serzenişinin ardında yatan nedenleri detaylandırıyor. Dr. Yaşar, bu yorgunluğun depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları ve iş stresi gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabileceğini vurguluyor. Pandemi sonrası dönem ve dijital dünyanın getirdiği yoğunluk, bu semptomların daha da belirginleşmesine neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘tükenmişlik sendromu’nu (burn-out) işle ilgili bir stres yanıtı olarak tanımladığını hatırlatan Yaşar, bu durumun enerji tükenmesi, işle duygusal kopuş ve verimlilik kaybı gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ekliyor. Kısacası, modern dünyanın hızı, insan biyolojisinin sınırlarını zorluyor ve bu da yorgunluğu bir toplum meselesi haline getiriyor.

Dijital Yorgunluk: Yeni Bir Ruh Sağlığı Tablosu

Teknolojinin gelişimiyle birlikte bireylerin sürekli olarak çeşitli uyaranlara maruz kaldığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, dijital yorgunluk kavramını açıklıyor. Sosyal medyadaki kusursuz hayatlar, sürekli gelen bildirimler, mesajlar ve ‘geride kalma’ hissi, ruh sağlığında yeni bir tabloya yol açıyor. Bu durum, yoğun iş temposu ve şehir yaşamıyla birleştiğinde beyin adeta yüksek alarmda kalıyor. Sürekli aktif olan sempatik sinir sistemi, kortizol ve adrenalin seviyelerini yükselterek bedeni kronik strese sokuyor. Bu durum, ‘allostatik yük’ olarak adlandırılıyor ve vücudun kronik stresle başa çıkmaya çalışırken yıpranmasına neden oluyor. Bu da hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğa zemin hazırlıyor.

Yapılan araştırmalar, sosyal medyayı yoğun kullanan kişilerde kaygı, depresyon ve yorgunluk belirtilerinin arttığını gösteriyor. ‘Sosyal medya yorgunluğu’, ‘teknostres’ ve ‘Fear of Missing Out (FoMO)’ gibi kavramlar artık bilimsel olarak da inceleniyor. FoMO ve sosyal medya bağımlılığı arttıkça, anksiyete, depresyon, tükenmişlik hissi ve dikkat eksikliği de paralel olarak yükseliyor.

Çözüm Yolları: Yavaşlamak ve Dijital Detoks

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sürekli yorgunluğun aslında bedenin ve zihnin bir alarm sistemi olduğunu belirtiyor. Bu durumla başa çıkmanın en etkili yolu ise yaşam ritmini yeniden ayarlamak ve gerekirse bir ruh sağlığı uzmanından destek almak. Özellikle pandemi sonrası artan ekran süresi, gençlerde ve çalışanlarda uyku bozuklukları, hareketsizlik, anksiyete ve özgüven sorunlarına yol açıyor. Bu nedenle ‘dijital hijyen’ ve ‘dijital detoks’ kavramları önem kazanıyor.

Dijital detoks, zaman yönetimi ve sınırlar koymak, yorgunluk ve tükenmişlik hissini azaltmada bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemler arasında yer alıyor. Başkalarının taleplerine veya iş yüküne ‘hayır’ diyebilme becerisi, kişisel zamanı ve enerjiyi korumanın en önemli yollarından biri. Ayrıca, mükemmeliyetçi iç sese de sınırlar koymak gerekiyor. Yatmadan bir saat önce ekranları kapatmak, melatonin salgılanmasına yardımcı olarak uyku kalitesini artırıyor. Belirlenen saatlerde bildirimleri kapatmak, sürekli tetikte olma halini azaltıyor. Zaman yönetiminde ise enerjinin yüksek olduğu saatleri belirleyip zorlu görevleri bu zamanlara yaymak, bilişsel tükenmeyi önlemeye yardımcı oluyor.

Anı Yaşamak ve Kendine Nazik Olmak

Yorgunluk ve tükenmişlikten korunmak için farkındalık (mindfulness) ve nefes egzersizleri de büyük önem taşıyor. Anı yaşamaya odaklanmak, zihnin geçmiş ve gelecek kaygıları arasında gidip gelmesini engelliyor. Düzenli diyafram nefesi almak, parasempatik sinir sistemini aktive ederek bedenin dinlenmesine yardımcı oluyor. Enerjiyi tüketen değil, anlam ve amaç katan aktivitelere zaman ayırmak da ruh sağlığını olumlu etkiliyor. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, yalnızlık ve tükenmişlik riskini azaltan en güçlü faktörlerden biri. Son olarak, kendine karşı nazik olmak, hatalar karşısında kendini yargılamak yerine destek olmak, mükemmeliyetçilikle mücadelede etkili bir yol olarak öne çıkıyor.

İlgili Yazılar